Kısa cevap: Georgia O’Keeffe (1887–1986), Amerikan modernizminin en önemli ressamlarından biridir. Çiçekleri dev boyutlarda ve çok yakından resmettiği tablolarıyla tanınır. Sonraki dönemde New Mexico’nun çöl manzaralarını ve güneşte kurumuş hayvan kafataslarını da resmetti. Eşi, fotoğrafçı ve galerici Alfred Stieglitz ile dönemin erkek eleştirmenleri, çiçek resimlerini kadın cinselliğinin simgesi olarak yorumladı. O’Keeffe ise ömür boyu bu yoruma karşı çıktı. 1949’dan itibaren kalıcı olarak New Mexico’ya yerleşti ve 98 yaşında orada öldü. 2014’te Jimson Weed/White Flower No. 1 tablosu 44,4 milyon dolara satıldı. Bu, o tarihte bir kadın sanatçının müzayedede ulaştığı en yüksek fiyattı.

O’Keeffe’in çiçekleri “herkesin aklına gelen o malum mevzu” yüzünden bir asırdır tartışılıyor. Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’un 2. sezonunda İbrahim Selim de konuya tam bu soruyla giriyor. Burak Yiğit Aydın’ın anlattıkları, O’Keeffe’in neden “sadece çiçeği çizdim” diye ısrar ettiğini anlamak için iyi bir başlangıç.
Wisconsin’den New York’a
O’Keeffe 1887’de Wisconsin’de bir çiftlikte doğdu. Chicago Sanat Enstitüsü’nde ve New York’ta Art Students League’de eğitim aldı. Bir süre ticari illüstrasyon yaptı, ardından Teksas ve Güney Carolina’da resim öğretmenliği yaptı. 1915’te, dönemin akademik kalıplarını bırakmaya karar verdi. Yalnızca kömürle, soyut desenlerden oluşan bir seri yaptı.
Bu desenlerin bir kısmı bir arkadaşı aracılığıyla New York’ta, fotoğrafçı Alfred Stieglitz’in avangart galerisi “291”e ulaştı. Stieglitz desenleri O’Keeffe’e sormadan 1916’da sergiledi. Bu, modern sanat tarihinin en ünlü ve en karmaşık ilişkilerinden birinin başlangıcıydı. O’Keeffe 1918’de New York’a taşındı. İkili 1924’te evlendi. Stieglitz ondan 23 yaş büyüktü ve Amerikan modern sanatının en güçlü tanıtıcısıydı.
Dev çiçekler ve “Freudyen” yorumlar
1920’lerin ortasında O’Keeffe, gelincikleri, zambakları, süsenleri ve petunyaları tuvalin tamamını kaplayacak kadar büyüterek resmetmeye başladı. Fikri basitti: New York’ta herkes koşturuyordu. Kimse küçük bir çiçeğe bakmaya vakit ayırmıyordu. Çiçeği dev boyutta resmederse insanlar bakmak zorunda kalacaktı.
Ama eleştirmenler başka bir şey gördü. Freud’un fikirlerinin moda olduğu 1920’lerde, çiçeklerin kıvrımları kadın bedeninin ve bastırılmış arzuların simgesi olarak yorumlandı. Bu yorumun arkasında önemli ölçüde Stieglitz vardı. Stieglitz, O’Keeffe’in sergileriyle eş zamanlı olarak, onun yıllar boyunca çektiği yüzlerce fotoğraftan oluşan seriyi sergiliyordu. Bu fotoğrafların bir kısmı çıplaktı. 1921’deki sergide izleyiciler, ressamı tanımadan önce onun çıplak bedenini görmüştü.
O’Keeffe bu okumalara hep karşı çıktı. Sözlerinin özeti şöyleydi: “Size gördüğüm şeye bakmanız için zaman ayırttım. Siz ise çiçeğe kendi çağrışımlarınızı asıp sanki ben öyle düşünmüşüm gibi yazıyorsunuz. Oysa ben öyle düşünmüyorum.” 1970’lerde feminist sanatçıların onu bir simge olarak sahiplenmesine bile mesafeli durdu. O, “kadın ressam” değil, yalnızca “ressam” olarak anılmak istiyordu.
New Mexico: kemikler, kayalar, gökyüzü
1929 yazında O’Keeffe New Mexico’ya gitti ve hayatı değişti. Kızıl ve turuncu kayalıklar, uçsuz bucaksız gökyüzü ve sessizlik onun için yeni bir dil oldu. Sonraki yirmi yıl boyunca yazları orada geçirdi. Stieglitz’in 1946’daki ölümünden sonra 1949’da kalıcı olarak Abiquiú’daki evine ve Ghost Ranch’teki çiftlik evine yerleşti.
Çölde topladığı hayvan kemikleri, resimlerinin yeni kahramanları oldu. İnek Kafatası: Kırmızı, Beyaz ve Mavi (1931) bu dönemin simgesidir. Kafatası, tıpkı çiçekler gibi, bağlamından koparılıp anıtsal bir nesneye dönüşür. Arkadaki Amerikan bayrağı renkleri ise “Büyük Amerikan Resmi”ni Avrupa’dan bakarak arayan New Yorklu ressamlara ironik bir cevaptır. O’Keeffe’e göre Amerika’nın özü ne Paris’teydi ne de New York’ta; çöldeydi.
Son yıllarında gözleri görmez hâle geldi. Yine de asistanlarının yardımıyla çömlek yapmayı ve desen çizmeyi sürdürdü. 1986’da, 98 yaşında Santa Fe’de öldü.
Georgia O’Keeffe eserlerinden seçkiler
Yazıda adı geçen ya da konuyu tamamlayan eserler, nerede bulundukları ve neden önemli oldukları.



Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’da O’Keeffe bölümü
O’Keeffe, programın 2. Sezon 7. Bölümünde (yaklaşık 38 dakika) anlatılıyor. İbrahim Selim konuyu doğrudan açıyor:
İbrahim Selim: “Hocam Georgia O’Keeffe ve çiçekler… Herkesin aklına gelen o malum mevzuya girecek miyiz?”
Burak Yiğit Aydın: “Gireceğiz İbrahim, çünkü girmesek olmaz! Kadının baş belası oldu o konu. Ne zaman devasa bir çiçek çizse, New York’un erkek eleştirmenleri ‘Aman efendim bu kadın cinselliği, bastırılmış libido’ diye yazdı.”
Yiğit Hoca, O’Keeffe’in tepkisini ve Stieglitz’in rolünü de anlatıyor. İbrahim Selim’in yorumu ise bölümün en çok alıntılanan cümlesi:
Burak Yiğit Aydın: “Kadın çıldırıyor! ‘Arkadaş ben çiçeği çizdim, siz kafanızdaki şeyi görüyorsunuz’ diyor. Ama kocası Alfred Stieglitz sergide kadının çıplak fotoğraflarını sergileyip olayı bilerek köpürtüyor!”
İbrahim Selim: “Kocası bildiğin PR yapmış kadının sırtından yani!”
Bölüm, O’Keeffe’in New Mexico’ya kaçışıyla bitiyor: Yiğit Hoca’nın anlatımıyla çölün ortasında hayvan kemikleri toplayıp “Burada en azından dedikodu yok” diyen bir kadın.
Bölümde anlatılan: doğru mu?
- Stieglitz “PR” mı yaptı? Büyük ölçüde evet. Stieglitz, O’Keeffe’i tanıtırken onun kadınlığını ve cinselliğini bilinçli olarak öne çıkardı. Bu strateji onu kısa sürede ünlü ve pahalı bir ressam yaptı. Ama eserlerinin nasıl okunacağı konusunda O’Keeffe’i hayatı boyunca kızdıran bir çerçeve de çizdi. Öte yandan Stieglitz’in desteği olmadan O’Keeffe’in kariyerinin bu kadar hızlı yükselmeyeceği de kabul edilir.
- “Burada dedikodu yok” sözü: Bu birebir bir alıntıdan çok, O’Keeffe’in New Mexico’yu seçme nedenini özetleyen bir yorumdur. O’Keeffe’in mektuplarında New York sanat çevresinden yorgunluğu ve çöldeki yalnızlığın ona verdiği özgürlük sık sık geçer. Stieglitz’in genç fotoğrafçı Dorothy Norman ile ilişkisi de bu uzaklaşmada rol oynadı.
O’Keeffe eserleri nerede görülür?
- Georgia O’Keeffe Müzesi, Santa Fe: Dünyanın en büyük O’Keeffe koleksiyonu. Müze, Abiquiú’daki ev ve atölye turlarını da düzenler.
- Ghost Ranch, New Mexico: Resimlerindeki manzaraları yerinde görmek için.
- Metropolitan Museum of Art ve Whitney Museum, New York: Çiçek ve kafatası tabloları.
- Art Institute of Chicago: Geç dönemin büyük bulut tabloları.
Kadın sanatçıların sanat tarihinde nasıl gölgede bırakıldığına dair diğer örnekler için Camille Claudel ve Artemisia Gentileschi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Georgia O’Keeffe kimdir?
Georgia O’Keeffe (1887–1986), dev çiçek tabloları, New Mexico manzaraları ve kafatası resimleriyle tanınan Amerikalı modernist ressamdır.
O’Keeffe’in çiçekleri ne anlatır?
O’Keeffe’e göre çiçekler, insanların koşturmaca içinde bakmaya vakit bulamadığı doğanın ayrıntısını büyüterek görünür kılar. Eleştirmenlerin cinsel simgecilik yorumlarını kendisi her zaman reddetti.
Alfred Stieglitz kimdir?
Alfred Stieglitz (1864–1946), fotoğrafı sanat olarak kabul ettiren Amerikalı fotoğrafçı ve galericidir. Georgia O’Keeffe’in eşiydi ve kariyerini başlatan kişi oldu.
O’Keeffe neden New Mexico’ya taşındı?
Çölün manzarası ve ışığı ona yeni bir resim dili verdi. New York sanat çevresinden ve evliliğindeki gerginliklerden uzaklaşmak istedi. 1949’da kalıcı olarak oraya yerleşti.
Eller Kadir Kıymet Bilmiyor O’Keeffe bölümü kaçıncı bölüm?
Georgia O’Keeffe, programın 2. sezonunun 7. bölümünde anlatılır. Bölümde çiçek tablolarının cinsellik yorumu, Stieglitz’in rolü ve New Mexico dönemi konuşulur.
Bu yazı Eller Kadir Kıymet Bilmiyor programından bağımsız olarak Bu Kaçıncı Sanat tarafından hazırlanmıştır. Bölümden yapılan alıntılar tanıtım ve eleştiri amacıyla, kısaltılarak aktarılmıştır. Programın diğer bölümleri için Eller Kadir Kıymet Bilmiyor bölüm rehberine bakabilirsiniz.
Kapak görseli: Georgia O’Keeffe, İnek Kafatası: Kırmızı, Beyaz ve Mavi, 1931. © Georgia O’Keeffe hak sahipleri. Eleştiri ve tanıtım amacıyla alıntılanmıştır (FSEK md. 35). Görsel: WikiArt.



