Kısa cevap: Osman Hamdi Bey (1842–1910), Osmanlı ressamı, arkeolog ve müzecidir. Türkiye’de modern müzeciliğin, arkeolojinin ve güzel sanatlar eğitiminin kurucusu sayılır. 1881’de Müze-i Hümayun’un (bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzeleri) müdürü oldu. 1882’de bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin temeli olan Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kurdu. 1884’te eski eserlerin yurt dışına kaçırılmasını yasaklayan nizamnameyi hazırlattı. 1887’de Sayda’da (Lübnan) yaptığı kazıda İskender Lahdi’ni buldu. Ressam olarak en tanınan eseri, 1906’da yaptığı Kaplumbağa Terbiyecisi’dir.

Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’un 1. sezonundaki Osman Hamdi Bey bölümünde İbrahim Selim’in sorusu çok net: “Kaplumbağa terbiyecisi aslında kimi terbiye etmeye çalışıyor hocam?” Burak Yiğit Aydın’ın cevabını ve tablonun farklı yorumlarını aşağıda bulacaksınız.

Sadrazam oğlu, Paris’te ressam

Osman Hamdi, 30 Aralık 1842’de İstanbul’da doğdu. Babası, sonradan sadrazam olacak İbrahim Edhem Paşa’ydı. Edhem Paşa, Sakız Adası’ndan çocukken İstanbul’a getirilmiş, Avrupa’da eğitim görmüş bir devlet adamıydı. Osman Hamdi 1860’ta hukuk okumak üzere Paris’e gönderildi. Ama hukuktan çok resimle ilgilendi. Dönemin ünlü oryantalist ressamları Jean-Léon Gérôme ve Gustave Boulanger’nin atölyelerinde çalıştı. Paris’te dokuz yıl kaldı.

1869’da İstanbul’a döndü ve devlet hizmetine girdi. Bağdat’ta Mithat Paşa’nın yanında görev yaptı. 1873 Viyana Dünya Sergisi’nde Osmanlı komiserliğini üstlendi. Bu sergi için Osmanlı ülkelerinin geleneksel kıyafetlerini belgeleyen Elbise-i Osmaniyye adlı fotoğraflı kitabı hazırladı.

Müzeci ve arkeolog

1881’de Müze-i Hümayun’un müdürü oldu ve ölümüne kadar bu görevde kaldı. O yıllarda Osmanlı topraklarındaki antik eserler Avrupalı kazı ekipleri tarafından yaygın biçimde yurt dışına taşınıyordu. Osman Hamdi’nin 1884’te hazırlattığı Asar-ı Atika Nizamnamesi, kazılardan çıkan eserlerin devlet malı olduğunu ve yurt dışına çıkarılamayacağını hükme bağladı.

1883’te Nemrut Dağı’nda ilk Türk arkeolojik kazısını yaptı. 1887’de Sayda’daki kral nekropolünde, aralarında İskender Lahdi ve Ağlayan Kadınlar Lahdi’nin de bulunduğu bir dizi muhteşem lahit çıkardı. Bu eserleri sergilemek için bugünkü Arkeoloji Müzesi binasını yaptırdı. Bina 1891’de açıldı ve cephesi İskender Lahdi’nden esinlenir.

Sanayi-i Nefise Mektebi

1882’de Osman Hamdi, Osmanlı’nın ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kurdu. Okulda resim, heykel, mimarlık ve hakkâklık bölümleri vardı. Okul yalnızca erkek öğrencilere açıktı. Kız öğrenciler için okul ancak 1914’te açılabildi. Bu okulun kuruluşunda Mihri Hanım’ın rolünü Mihri Müşfik Hanım yazımızda anlattık. Sanayi-i Nefise, bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak eğitimini sürdürüyor.

Kaplumbağa Terbiyecisi

Tabloda, kırmızı bir cübbe ve sarık giymiş yaşlı bir adam, eski bir binanın üst katındaki bir mekânda durur. Sırtında asılı bir nakkare, elinde bir ney vardır. Önünde yere dağılmış beş kaplumbağa, yaprakları yemekle meşguldür. Adam, belki de onları müzikle “terbiye” etmeye çalışıyordur. Mekân, Bursa’daki Yeşil Cami’nin üst katındaki hünkâr mahfili ile ilişkilendirilir. Tablo 1906’da yapıldı. 1907 tarihli ikinci bir versiyonu da vardır.

Tablonun birden çok okuması var:

  • Siyasi hiciv: Kaplumbağalar, reformlara direnen ve yavaş ilerleyen Osmanlı devlet aygıtını, terbiyeci ise onları dönüştürmeye çalışan, sabırlı ama çaresiz aydını temsil eder.
  • Otoportre: Yaşlı terbiyecinin yüzü, Osman Hamdi’nin kendi yüzüdür. Müzeyi, kazıları ve okulu yıllarca bürokrasiyle boğuşarak ayakta tutan bir adamın kendine bakışı olarak okunabilir.
  • Kaynak: Bazı araştırmacılar tablonun, Osman Hamdi’nin bir Fransız kaynağında okuduğu, Japonlar ya da başka bir Doğu toplumu tarafından kaplumbağaların müzikle eğitildiğini anlatan bir hikâyeden esinlendiğini öne sürer.

Tablo 2004’te bir müzayedede, Türk resmi için o güne kadarki en yüksek fiyata, Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından satın alındı. Bugün İstanbul’daki Pera Müzesi’nin en çok ziyaret edilen eseridir.

İçeriden oryantalizm

19. yüzyıl Avrupalı oryantalist ressamları Doğu’yu genellikle tembel, şehvetli, gizemli ve geri kalmış bir dünya olarak resmederdi. Osman Hamdi, hocası Gérôme’dan öğrendiği aynı akademik gerçekçi dili kullandı: aynı ışık, aynı ayrıntı, aynı mimari arka planlar. Ama tablolarındaki figürler, kitap okuyan, Kuran okuyan, düşünen, bilgili insanlardır. Mihrap Önünde Kuran Okuyan Kız ya da Genç Emir Okurken gibi eserlerinde Doğulu, edilgen bir seyirlik nesne değil, entelektüel bir öznedir. Sanat tarihçileri bu yaklaşıma “içeriden oryantalizm” ya da “oryantalizme cevap” der.

Osman Hamdi Bey eserlerinden seçkiler

Yazıda adı geçen ya da konuyu tamamlayan eserler, nerede bulundukları ve neden önemli oldukları.

Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’da Osman Hamdi Bey bölümü

Osman Hamdi Bey bölümü 1. sezonda İbrahim Selim’in kanalında tek bölüm olarak yayınlandı. Ayrıca programın kanalındaki Tüm Bölümler – Part 4 derlemesinde Vermeer, Bob Ross, Rembrandt, Orta Çağ ve Dante bölümleriyle birlikte yer alıyor. Bölüm programın 1. sezondaki tek Türk sanatçı bölümü. Merkezinde de o ünlü tablo var:

Eller Kadir Kıymet Bilmiyor - Osman Hamdi Bey | İbrahim Selim. Video: YouTube.

İbrahim Selim: “Kaplumbağa terbiyecisi aslında kimi terbiye etmeye çalışıyor hocam?”

Burak Yiğit Aydın: “Geri kalmış bürokrasiyi ve değişime direnen toplumu neyle terbiye etmeye çalışıyor? Ney üfleyerek! Müthiş bir ironi.”

Yiğit Hoca’nın yorumu tablonun en yaygın okumasını esprili bir dille özetliyor. Dev bir dönüşümü bir neyin sesiyle sağlamaya çalışmak, Osman Hamdi’nin kendi hayatının da özeti gibi: Müzeyi, okulu ve eski eser yasasını sabırla, yılların içinde kuran bir adam. Programın 2. sezonunda Mihri Hanım bölümünde Türk sanatçılarından neden az söz edildiğine dair yapılan espri de bu bölümle birlikte okunabilir.

Bölümde anlatılan ve fazlası

  • “Tembel Doğulu” klişesine cevap mı? Bölümdeki yorum sanat tarihi literatürüyle örtüşür. Ancak bazı araştırmacılar Osman Hamdi’nin de Avrupa pazarına satış yaptığını ve oryantalist imgeleri tamamen terk etmediğini hatırlatır. Yani hem eleştiren hem de o dilin içinde kalan bir ressamdır.
  • Eskihisar: Osman Hamdi’nin Gebze Eskihisar’daki yazlık evi ve atölyesi bugün müze olarak ziyaret edilebilir. Kendisi de buradaki bahçede gömülüdür.

Osman Hamdi Bey eserleri nerede görülür?

  • Pera Müzesi, İstanbul: Kaplumbağa Terbiyecisi.
  • İstanbul Arkeoloji Müzeleri: Kurduğu müze, İskender Lahdi ve Sayda lahitleri.
  • İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ve Osman Hamdi Bey Müzesi, Eskihisar (Gebze).

Türkiye’de modern sanatın gelişimi için Türkiye’de modern sanat, aynı dönemin saray ressamı için Fausto Zonaro yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Osman Hamdi Bey kimdir?

Osman Hamdi Bey (1842–1910), Osmanlı ressamı, arkeolog ve müzecidir. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin müdürü, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu ve Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun ressamıdır.

Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu neyi anlatır?

Tablo, ney ve nakkareyle kaplumbağaları eğitmeye çalışan yaşlı bir adamı gösterir. Genellikle Osmanlı’da reformların yavaşlığını ve bunu değiştirmeye çalışan aydının çaresizliğini anlatan bir hiciv olarak yorumlanır.

Kaplumbağa Terbiyecisi nerede?

Tablonun 1906 tarihli versiyonu İstanbul Beyoğlu’ndaki Pera Müzesi’nde sergilenir.

İskender Lahdi’ni kim buldu?

İskender Lahdi, 1887’de Osman Hamdi Bey’in Sayda’daki kral nekropolünde yaptığı kazıda bulundu ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi.

Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Osman Hamdi Bey bölümü nerede izlenir?

Bölüm İbrahim Selim’in YouTube kanalında tek başına, ayrıca programın kanalındaki Tüm Bölümler – Part 4 derlemesinde yer alıyor.

Bu yazı Eller Kadir Kıymet Bilmiyor programından bağımsız olarak Bu Kaçıncı Sanat tarafından hazırlanmıştır. Bölümden yapılan alıntılar tanıtım ve eleştiri amacıyla, kısaltılarak aktarılmıştır. Programın diğer bölümleri için Eller Kadir Kıymet Bilmiyor bölüm rehberine bakabilirsiniz.

Kapak görseli: Osman Hamdi Bey, Kaplumbağa Terbiyecisi, 1906. Kamu malı. Görsel: WikiArt.