Kısa cevap: Jackson Pollock (1912–1956), Amerikalı ressam ve soyut dışavurumculuğun en ünlü ismidir. 1947’den itibaren tuvali yere serdi. Boyayı fırça değmeden çubuklarla, sertleşmiş fırçalarla ve delikli kutularla damlatıp sıçratarak resim yaptı. Bu yönteme “damlatma tekniği” (drip painting), yaklaşımına ise “eylem resmi” (action painting) dendi. Eşi ressam Lee Krasner, kariyerinin arkasındaki en önemli figürdü. Soğuk Savaş yıllarında Amerikan soyut sanatının yurt dışında bir “özgürlük vitrini” olarak kullanıldığı ve CIA’in bu tanıtımı dolaylı yollardan desteklediği bilinmektedir. Pollock 1956’da, 44 yaşında, alkollüyken kullandığı arabayla yaptığı kazada öldü.
“Bunu benim 5 yaşındaki yeğenim de yapar” cümlesinin baş hedefi Pollock’tur. Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’un 2. sezonundaki Pollock bölümünde Burak Yiğit Aydın bu cümleye net bir cevap veriyor: “Yapamaz efendim, yapamaz!” Bu yazıda nedenini anlatıyoruz.
Wyoming’den New York’a
Pollock 1912’de Wyoming’in Cody kasabasında doğdu ve çocukluğu Batı’da sürekli taşınarak geçti. Kendini Batı’nın kovboy efsanesiyle özdeşleştiren bu imaj, sonradan basının da çok sevdiği bir hikâye oldu. 1930’da New York’a gitti ve Amerikan bölgeciliğinin önde gelen ressamı Thomas Hart Benton’un öğrencisi oldu. Büyük Buhran yıllarında devletin sanatçılara iş veren programı Federal Sanat Projesi’nde çalıştı. Meksikalı muralist David Alfaro Siqueiros’un deneysel atölyesinde boyayı dökme ve püskürtme gibi alışılmadık tekniklerle tanıştı.
Pollock genç yaşta ciddi bir alkol bağımlılığıyla mücadele etmeye başladı ve Jungçu psikanaliz terapisi gördü. Bu dönemde yaptığı resimlerde mit, totem ve bilinçdışı imgeleri ağır basar.
Lee Krasner: arkadaki beyin
1942’de ressam Lee Krasner ile tanıştı ve 1945’te evlendiler. Krasner, Hans Hofmann’ın öğrencisi olmuş, Avrupa modernizmini çok iyi bilen, Pollock’tan daha donanımlı bir ressamdı. Pollock’u New York sanat çevresine tanıttı, eleştirmen Clement Greenberg ve koleksiyoncu Peggy Guggenheim ile ilişkilerini yönetti. Onu şehrin alkol dolu hayatından uzaklaştırmak için Long Island’daki Springs köyünde bir çiftlik evine taşınmalarını sağladı. Damlatma resimleri bu evin ahırında doğdu. Krasner, kocasının gölgesinde kalan kendi kariyerini Pollock’un ölümünden sonra yeniden kurdu. Bugün 20. yüzyılın önemli soyut ressamlarından biri olarak anılıyor.
Damlatma tekniği: resim bir “olay mahalli”
Pollock 1947’den itibaren büyük, şasesiz tuvalleri ahırın zeminine serdi. Tuvalin etrafında yürüyerek, bazen üzerine basarak, ev boyası ve sanayi emayesi gibi akışkan boyaları çubuklarla ve kurumuş fırçalarla damlattı, savurdu. “Tuvalin içinde olduğumda ne yaptığımın farkında değilim” diyordu. Bu, kontrolsüzlük değildi. Boyanın kıvamı, kolun hızı, damlanın yüksekliği, katmanların sırası bilinçli tercihlerdi. Fotoğrafçı Hans Namuth’un 1950’de çektiği fotoğraf ve film, Pollock’un çalışma biçimini bir dans gibi gösterdi.
Eleştirmen Harold Rosenberg bu yaklaşımı “eylem resmi” diye adlandırdı. Tuval bir şeyin resmi değil, bir eylemin izi, yani bir “olay mahalli”ydi. Life dergisi 1949’da Pollock için “ABD’nin yaşayan en büyük ressamı mı?” diye sordu. Bu soru, 15 yıl sonra Roy Lichtenstein için sorulacak “en kötü ressam mı?” sorusunun tam tersiydi. O hikâyeyi Roy Lichtenstein yazımızda anlattık.
CIA ve soyut dışavurumculuk
Soğuk Savaş’ın kültür cephesinde Sovyetler Birliği, devletin onayladığı “sosyalist gerçekçi” resmi destekliyordu. ABD ise bireysel özgürlüğün simgesi olarak sunabileceği bir sanata ihtiyaç duyuyordu. 1950’lerde MoMA’nın uluslararası programı, Amerikan soyut resmini Avrupa’da dolaştıran büyük sergiler düzenledi. 1958–1959’daki The New American Painting bunların en ünlüsüdür. Aynı yıllarda CIA’in gizlice finanse ettiği Kültürel Özgürlük Kongresi, dergiler, konferanslar ve sergilerle Batı kültürünü destekliyordu.
1995’te eski CIA yetkilileri, ajansın soyut dışavurumculuğu bilinçli olarak desteklediğini basına doğruladı. Tarihçi Frances Stonor Saunders da bu ağı ayrıntılı biçimde belgeledi. Ancak sanatçıların bu destekten haberi yoktu. Pollock’un kendisi de bir devlet projesinin parçası olmadı. Doğru olan şudur: Pollock’un resmi CIA için yapılmadı, ama CIA ve müzeler bu resmi Amerikan özgürlüğünün vitrini olarak kullandı.
Blue Poles ve No. 5, 1948
Blue Poles (1952), 1973’te Avustralya Ulusal Galerisi tarafından 1,3 milyon Avustralya dolarına satın alındı. Bu, o tarihte modern bir Amerikan tablosu için ödenen en yüksek fiyattı. Alımı Başbakan Gough Whitlam’ın hükümeti onayladı. Ülkede büyük bir tartışma koptu: Gazeteler, ekonomik sıkıntı içindeki bir ülkenin “sarhoşların boyadığı bir beze” servet ödediğini yazdı. Tablo bugün galerinin en değerli eserlerinden biri ve değerinin yüz milyonlarca doları bulduğu tahmin ediliyor.


No. 5, 1948 ise 2006’da özel bir satışla el değiştirdi. Basına yansıyan 140 milyon dolarlık fiyatla bir süre dünyanın en pahalı tablosu unvanını taşıdı.
Eller Kadir Kıymet Bilmiyor’da Pollock bölümü
Pollock, programın 2. Sezon 8. Bölümünde (yaklaşık 37 dakika) anlatılıyor. Bölüm, Yiğit Hoca’nın stüdyoya yağmurda ıslanarak gelmesiyle açılıyor. İbrahim Selim de hemen o klasik soruyu soruyor:
İbrahim Selim: “Bugün Pollock anlatacağız, bunu bizim çocuklar da yapar mı hocam?”
Burak Yiğit Aydın: “En klasik soru geldi! Yapamaz efendim, yapamaz! O boyanın viskozitesi, ritmi, tuvaldeki dansı bir koreografidir.”
Bölümün en çok gülünen kısmı, Peggy Guggenheim’ın evi için sipariş edilen dev duvar resminin hikâyesi:
Burak Yiğit Aydın: “Pollock günlerce hiçbir şey yapmıyor, son gece deliler gibi boyuyor. Ama resim kapıdan içeri sığmıyor! Marcel Duchamp geliyor, ‘Uçlarından 20 cm kes gitsin, kim anlayacak’ diyor ve kesiyorlar!”
İbrahim Selim: “Koskoca başyapıtı kapıya sığmadı diye budamışlar resmen!”
Yiğit Hoca bölümde ayrıca restoratörlerin Pollock tablolarından sigara izmariti ve kibrit çöpü çıkardığını, Blue Poles’un ise Avustralya’da “hükümet düşürdüğünü” anlatıyor.
Bölümde anlatılan: doğru mu?
- Tablolarda sigara izmariti var mı? Evet, bu bir şaka değil. MoMA’daki Full Fathom Five (1947) tablosunun boya katmanlarında çiviler, raptiyeler, düğmeler, bir anahtar, bozuk paralar, sigaralar ve kibritler bulunur. Bazı tablolarda böcek kalıntıları da tespit edilmiştir.
- Mural tek gecede mi yapıldı, kesildi mi? Hikâye Pollock efsanesinin parçasıdır, ama doğrulanmamıştır. Getty Konservasyon Enstitüsü’nün 2014’te tamamladığı inceleme, resmin tek gecede değil, katman katman ve daha uzun bir sürede yapıldığını gösterdi. Duchamp’ın tavsiyesiyle kesildiği anlatısı da belgelerle desteklenmiyor.
- Blue Poles hükümet düşürdü mü? Hayır. Tablo büyük bir siyasi tartışmaya yol açtı ve muhalefetin elinde Whitlam hükümetinin “savurganlığının” simgesi oldu. Ama Whitlam hükümeti 1975’te bütçe krizi sırasında Genel Vali tarafından görevden alındı. Bunun tabloyla doğrudan bir ilgisi yoktu. Bölümdeki ifade esprili bir abartıdır.


Pollock eserleri nerede görülür?
- MoMA, New York: One: Number 31, 1950 ve Full Fathom Five.
- Metropolitan Museum of Art: Autumn Rhythm (Number 30).
- National Gallery of Australia, Canberra: Blue Poles.
- Peggy Guggenheim Collection, Venedik: Erken dönem eserleri.
- Pollock-Krasner Evi, East Hampton: Boya izlerinin hâlâ zeminde durduğu ahır atölye, yazın ziyarete açılır.
Sıkça sorulan sorular
Jackson Pollock kimdir?
Jackson Pollock (1912–1956), tuvali yere serip boyayı damlatarak resim yapan Amerikalı ressamdır. Soyut dışavurumculuğun ve eylem resminin en önemli temsilcisi kabul edilir.
Damlatma tekniği nedir?
Boyanın fırça tuvale değmeden, çubuk, sertleşmiş fırça ya da kutuyla tuvale damlatılması ve sıçratılmasıdır. Pollock bu tekniği 1947–1950 arasında en olgun hâline ulaştırdı.
CIA Pollock’u destekledi mi?
CIA, Soğuk Savaş’ta Amerikan kültürünü tanıtan Kültürel Özgürlük Kongresi gibi kuruluşları gizlice finanse etti ve soyut dışavurumculuğu özgürlüğün simgesi olarak destekledi. Ancak Pollock’un kendisinin bu destekten haberi olduğu ya da bir devlet siparişiyle çalıştığına dair kanıt yoktur.
Blue Poles kaç paraya satıldı?
Blue Poles, 1973’te Avustralya Ulusal Galerisi tarafından 1,3 milyon Avustralya dolarına satın alındı ve ülkede büyük bir siyasi tartışmaya yol açtı.
Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Pollock bölümünde ne anlatılıyor?
2. sezonun 8. bölümünde Burak Yiğit Aydın ve İbrahim Selim; “Bunu çocuk da yapar” eleştirisini, Peggy Guggenheim’ın duvar resmini, tablolardaki sigara izmaritlerini ve Blue Poles tartışmasını konuşur.
Bu yazı Eller Kadir Kıymet Bilmiyor programından bağımsız olarak Bu Kaçıncı Sanat tarafından hazırlanmıştır. Bölümden yapılan alıntılar tanıtım ve eleştiri amacıyla, kısaltılarak aktarılmıştır. Programın diğer bölümleri için Eller Kadir Kıymet Bilmiyor bölüm rehberine bakabilirsiniz.
Kapak görseli: Jackson Pollock, Sonbahar Ritmi (Number 30), 1950. © Jackson Pollock hak sahipleri. Eleştiri ve tanıtım amacıyla alıntılanmıştır (FSEK md. 35). Görsel: WikiArt.



