2026’nın en önemli çağdaş sanat etkinliklerinden biri olan 61. Venedik Sanat Bienali, 9 Mayıs–22 Kasım 2026 tarihleri arasında In Minor Keys başlığıyla devam ediyor. Sergi Giardini, Arsenale ve Venedik’in farklı noktalarına yayılıyor. Bienal yönetiminin açıkladığı verilere göre ana sergide 110 davetli katılımcı bulunuyor; bunların arasında bireysel sanatçılar kadar kolektifler, ikililer ve sanatçı tarafından yönetilen oluşumlar da var.[1][2]
Bu edisyonu diğerlerinden ayıran en güçlü unsur ise yalnızca başlığı ya da sanatçı listesi değil. In Minor Keys, küratör Koyo Kouoh’nun Mayıs 2025’teki zamansız ölümünün ardından, onun hazırladığı kavramsal çerçeve korunarak ekibi tarafından tamamlandı. La Biennale di Venezia, Kouoh’nun serginin teorik yapısını, sanatçı ve eser seçimlerini, katalog yazarlarını, grafik kimliği ve sergileme mimarisinin ana ilkelerini ölümünden önce belirlediğini açıklıyor.[1] Bu nedenle 2026 Bienali aynı anda hem güncel bir mega-sergi hem de tamamlanmış bir küratoryal düşüncenin mirası olarak okunuyor.
“In Minor Keys” ne demek?
Başlığın Türkçeye doğrudan “minör tonlarda” diye çevrilmesi mümkün, fakat serginin anlamını yalnızca müzikal bir metafora indirgemek yetersiz kalır. Kouoh’nun yaklaşımında “minör”, düşük önem ya da ikincillik anlamına gelmiyor. Daha çok baskın anlatıların, yüksek sesli tarih yazımlarının ve merkezi bakışların dışında kalan titreşimlere kulak verme biçimi olarak ortaya çıkıyor. Bienalin resmi metinlerinde serginin dinleme, yakınlık, karşılaşma ve farklı coğrafyalar arasında kurulan ilişkiler etrafında geliştiği vurgulanıyor.[3]
Bu yaklaşım mega-sergi formatının doğasıyla ilginç bir gerilim yaratıyor. Venedik Bienali dünya sanat sisteminin en görünür kurumlarından biri; yüz binlerce ziyaretçi, ulusal pavyonlar, sanat piyasası aktörleri ve medya aynı dönemde Venedik’e yöneliyor. Böyle bir ölçekte “minör” olanı duyurmaya çalışmak, sessizliğe çekilmekten çok kurumun devasa ses düzeyi içinde başka frekanslar üretmek anlamına geliyor.
Koyo Kouoh’nun “ilişkisel coğrafyası”
Bienalin açıkladığı 110 katılımcının seçimi, ülkelerden oluşan klasik bir temsil haritasından ziyade Kouoh’nun uzun yıllar boyunca sanatçılarla kurduğu ilişkiler üzerinden şekilleniyor. Resmi açıklamada Salvador, Dakar, San Juan, Beyrut, Paris ve Nashville gibi birbirinden uzak merkezlerde çalışan sanatçılar arasında malzeme, düşünce ve tarih üzerinden yakınlıklar kurulduğu belirtiliyor.[2]
Bu, çağdaş sanatta giderek daha önemli hale gelen bir değişime karşılık geliyor. Küresel sergiler uzun süre “dünyanın farklı yerlerinden örnekler toplama” mantığıyla eleştirildi; coğrafi çeşitlilik bazen kutucuk işaretleme biçimine dönüşebiliyordu. In Minor Keys ise coğrafyayı sadece doğum yeri ya da pasaport üzerinden değil, ilişki ve rezonans üzerinden okuma iddiasında.
Kouoh’nun kariyeri düşünüldüğünde bu yaklaşım şaşırtıcı değil. Dakar merkezli RAW Material Company’nin kurucusu olarak Afrika kıtasındaki sanat üretimi ile uluslararası kurumlar arasında uzun yıllar köprüler kurdu; Zeitz MOCAA’nın yöneticiliğinde de modern ve çağdaş Afrika sanatının kurumsal görünürlüğü üzerine çalıştı. 2026 Bienali, bu birikimin Venedik gibi tarihsel olarak Avrupa merkezli bir kurumun içine taşınması açısından da kritik.
“Shrines”, “Schools” ve “Oases”: sergi yalnızca salonlardan ibaret değil
In Minor Keys’in önemli taraflarından biri, sergileme mantığını geleneksel bölüm başlıklarından daha açık kavramlarla kurması. Bienalin açıklamalarında Shrines, Schools ve Oases gibi yapılar öne çıkıyor.[3] Bunları katı tematik odalar olarak değil, izleyicinin sergiyle ilişki kurma biçimlerini değiştiren kavramsal alanlar olarak düşünmek daha doğru.
“Shrine” fikri hatırlama, anma, ritüel ve kişisel/ortak hafıza ile ilişkilenirken; “School” sanat sergisini yalnızca gösterim değil öğrenme ve bilgi üretim alanı olarak ele alıyor. “Oasis” ise yoğun bienal deneyiminde durma, nefes alma ve farklı bir zaman hissi kurma imkânı yaratıyor. Bu üç kavramın ortak noktası, sanat eserini izole edilmiş bir nesne olarak görmek yerine ilişki üreten bir çevrenin parçası haline getirmesi.
Bienal gezerken bu ayrım fiziksel olarak da önemli. Arsenale’nin uzun ve yoğun dolaşımı ya da Giardini’de pavyonlar arasında sürekli geçiş, izleyicide hızlı tüketim duygusu yaratabilir. Küratöryal mimarinin yavaşlama, dinleme ve duraklama fikrini tasarıma taşıması, In Minor Keys başlığının yalnızca metin düzeyinde kalmaması açısından belirleyici.
110 katılımcı neden “110 sanatçı” demek değil?
Bienal özellikle “participants” ifadesini kullanıyor; çünkü listede bireysel sanatçıların yanı sıra kolektifler, ikililer ve sanatçı örgütleri bulunuyor.[2] Bu küçük görünen terminolojik fark, sanat dünyasındaki daha büyük bir dönüşümü yansıtıyor. Yirminci yüzyılın sanat tarihi çoğunlukla tekil deha figürü üzerinden yazılırken, günümüzde kolektif üretim, araştırma grupları, aktivist sanat pratikleri ve disiplinler arası oluşumlar daha görünür.
Bir bienalin bu yapıları bireysel sanatçılarla aynı düzeyde katılımcı olarak tanıması, üretimin kime ait olduğu sorusunu genişletiyor. Özellikle uzun süreli toplumsal araştırma, arşiv, performans, ses ve topluluk temelli projelerde “eser” tek kişinin stüdyoda ürettiği nesneden çok daha karmaşık bir süreç haline gelebiliyor.
2026 Bienali’nde malzeme kadar ses de önemli
In Minor Keys başlığının müzikal çağrışımı, sergide sesi yalnızca işitsel eserlerle sınırlamadan düşünmeye davet ediyor. Bir eserin “tonu”, fiziksel ses üretmese bile renk, ölçek, tekrar, boşluk, metin ya da ritim üzerinden oluşabilir. Kouoh’nun “dinleme” vurgusu da bu nedenle doğrudan kulakla işitmeden daha geniş bir duyusal ve etik tavra işaret ediyor.
Bu yönüyle 2026 Bienali, son yıllarda çağdaş sanatta güçlenen duyusal sergileme eğilimiyle de kesişiyor. Müze ve bienal mekânlarında ses, koku, karanlık, tekstil, beden hareketi ve çevresel atmosferin giderek daha fazla kullanılması; beyaz küp galeri modelinin nötr olduğu varsayımını zayıflatıyor. Sergi tasarımı artık eserlerin arka planı olmaktan çıkıp yorumun aktif bileşeni haline geliyor.
Bir küratörün ölümünden sonra sergiyi tamamlamak ne anlama geliyor?
Koyo Kouoh’nun ölümünün ardından La Biennale’nin sergiyi iptal etmek yerine onun kurduğu çerçeveyi koruyarak devam ettirme kararı başlı başına etik bir soru yaratıyor: Bir küratörün niyeti, kendisi artık karar veremediğinde nasıl korunur? Kurumun açıklamasına göre temel seçimler ve kavramsal yapı Kouoh tarafından zaten belirlenmişti ve süreç ailesinin desteğiyle onun ekibi tarafından sürdürüldü.[1]
Bu durum 2026 Bienali’ni alışılmış “küratör imzası” kavramından farklı bir yere taşıyor. Sergi tek kişinin son anda yaptığı müdahalelerle değil, önceden kurulmuş yöntem ve ilişkilerin ekip tarafından dikkatle uygulanmasıyla tamamlandı. Dolayısıyla In Minor Keys bir yandan Kouoh’nun adıyla güçlü biçimde özdeşleşirken diğer yandan küratöryel emeğin kolektif tarafını görünür hale getiriyor.
Bienalin Golden Lion for Lifetime Achievement ödüllerinin bu edisyonda verilmemesi de bu bağlamda anlamlı. La Biennale, Kouoh’nun bu ödüller için karar verecek zamanı olmadığını ve bu nedenle 2026’da yaşam boyu başarı Altın Aslanlarının verilmeyeceğini açıkça belirtiyor.[1] Kurum böylece onun adına sonradan seçim yapmaktan kaçınmış oluyor.
Venedik Bienali neden hâlâ bu kadar önemli?
1895’e uzanan tarihi nedeniyle Venedik Bienali yalnızca büyük bir sergi değil, ulusal temsil fikri ile küresel sanat dünyasının sürekli çarpıştığı bir kurum. Giardini’deki ulusal pavyon sistemi 20. yüzyılın jeopolitik haritasını mimari olarak taşırken, Arsenale ve kent içindeki farklı mekânlar daha esnek sergileme modellerine izin veriyor.
Bugün sanat üretimi göç, diaspora, iklim, sömürgecilik sonrası tartışmalar, teknoloji ve kimlik gibi sınır aşan konularla uğraşırken ulusal pavyon modeli doğal olarak eleştiriliyor. Fakat paradoksal biçimde bu eski yapı, güncel sanatçıların “ulus” fikrini sorgulaması için de çok görünür bir sahne sağlıyor. In Minor Keys ana sergisi ise ulusal temsilin yanına Kouoh’nun ilişkisel coğrafyasını koyarak başka bir dünya haritası öneriyor.
2026’da Venedik’e gidecekler için okuma yöntemi
Bienali bir günde “bitirmek” gerçekçi değil. Ana sergi, ulusal pavyonlar ve şehir geneline yayılan paralel etkinlikler farklı günlere bölünmeli. İlk gün Giardini, ikinci gün Arsenale, sonraki günler ise kent içindeki pavyon ve sergiler için ayrıldığında eserlerle daha sağlıklı ilişki kurulabiliyor.
In Minor Keys özelinde ise ziyaret sırasında yalnızca en fotojenik ya da en büyük işleri aramak serginin fikrini kaçırabilir. Daha iyi yöntem, hangi işlerin birbirini uzaktan çağırdığına bakmak: benzer malzemeler, tekrar eden sesler, ortak tarihsel travmalar, gündelik nesneler ya da ritüel biçimleri. Kouoh’nun “yakınlıklar” üzerinden kurduğu harita, tam da bu bağlantıları izlemeyi teşvik ediyor.
2026 sonrasında kalacak soru
Venedik Bienali her iki yılda bir güncel sanatın geniş bir fotoğrafını sunuyor ama 2026 edisyonunun kalıcı etkisi muhtemelen tek tek “yıldız eserlerden” çok küratöryel yönteminde aranacak. In Minor Keys, merkezde olmak için en yüksek sesle konuşmak gerekmediğini; sanat tarihinin farklı coğrafyalar, duygular ve ilişkiler üzerinden yeniden kurulabileceğini öne sürüyor.
Kouoh’nun yokluğunda tamamlanan sergi, bu fikri beklenmedik biçimde daha da güçlü hale getiriyor. Çünkü 2026 Bienali yalnızca onun seçtiği işleri göstermiyor; aynı zamanda bir düşünce sisteminin, bir ekibin ortak emeğiyle sahibinin ardından yaşamaya devam edip edemeyeceğini test ediyor. Bu nedenle In Minor Keys 2026’nın trend başlıklarından biri olmanın ötesinde, küratörlük tarihine dair uzun süre tartışılacak bir örnek olma potansiyeli taşıyor.
Kaynaklar
- La Biennale di Venezia, Biennale Arte 2026 – 61st Exhibition / In Minor Keys: https://www.labiennale.org/en/art/2026/61st-exhibition
- La Biennale di Venezia, Biennale Arte 2026: the invited artists, 25 Şubat 2026: https://www.labiennale.org/en/news/biennale-arte-2026-invited-artists
- La Biennale di Venezia, Introduction: Koyo Kouoh / Koyo’s Team: https://www.labiennale.org/en/art/2026/introduction-koyo-kouoh-koyo%E2%80%99s-team
- La Biennale di Venezia, Biennale Arte 2026 ana sayfası: https://www.labiennale.org/en/art/2026
Görsel Kaynakları
- Venice Biennale 2024 sign — Gerda Arendt, Wikimedia Commons, CC0: https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Venice_Biennale_2024_sign.jpg
- Giardini exhibition space, 2024 — Jennifer 8. Lee, Wikimedia Commons: https://commons.wikimedia.org/wiki/File:2024_Venice_Biennale_Giardini_Interior_1.jpg
- 2026 resmi görsel kimliği ve sergi görselleri — La Biennale di Venezia: https://www.labiennale.org/en/art/2026/61st-exhibition


