Mimarlık

RIBA International Prize 2026 Kısa Listesi: İklime Duyarlı Mimarlığın Dört Farklı Yolu

RIBA International Prize 2026 kısa listesindeki BRAC University, Green Field Factory, Royale Belge ve Z33 projelerini iklim, dönüşüm ve kullanıcı deneyimi açısından inceliyoruz.

BRAC University Badda kampüsünün çatı oyun alanı

Royal Institute of British Architects’ın iki yılda bir verdiği RIBA International Prize 2026 için dört projelik kısa liste 17 Eylül’de açıklandı. Listede Bangladeş’ten BRAC University ve Green Field Factory, Belçika’dan Royale Belge ve Z33 bulunuyor. Kazananın 15 Ekim 2026’da Londra’daki Stirling Prize töreninde açıklanması planlanıyor.[1][2]

Dört yapı ilk bakışta birbirine hiç benzemiyor: 20 bin öğrencilik 15 katlı bir üniversite, doğal havalandırmalı yedi katlı tekstil fabrikası, 1960’lardan kalma modernist bir ofis yapısının karma kullanıma dönüşümü ve tarihi bir beguinage içinde genişleyen sanat müzesi. Ancak listeyi ilginç yapan da tam bu çeşitlilik. RIBA’nın seçimi, 2026’da “iyi mimarlık” tartışmasının tek bir biçimsel dile değil, iklimle çalışma, mevcut yapıyı dönüştürme, kullanıcı refahı ve bağlama uyum gibi performans ölçütlerine kaydığını gösteriyor.[1]

BRAC University: yoğun kentte “dikey kampüs” modeli

Dhaka’daki BRAC University, WOHA tarafından tasarlanan 15 katlı bir kampüs ve RIBA’nın açıklamasına göre yaklaşık 20 bin öğrenciye hizmet ediyor. Projenin en çarpıcı başlangıç noktalarından biri, yapının eski bir çöp depolama alanı üzerinde yükselmesi. Kampüs doğal havalandırma, pasif soğutma ve yoğun peyzaj stratejilerini çok katlı eğitim yapısına taşıyor.[1]

“Dikey kampüs” fikri özellikle arsa baskısının yüksek olduğu mega kentlerde giderek daha önemli. Geleneksel üniversite kampüsü yatay, geniş yeşil alanlara yayılan bir tipoloji. Dhaka gibi yüksek yoğunluklu kentlerde aynı modeli uygulamak hem ekonomik hem de kentsel açıdan zor. BRAC University bu nedenle kampüsün sosyal boşluklarını zemin katta değil, farklı kotlarda yeniden üretmek zorunda.

Çatı bahçeleri, açık teraslar, hava akışına izin veren katmanlar ve ortak alanlar, yüksek yapının yalnızca üst üste dizilmiş sınıflar olmasını engelliyor. Buradaki tasarım problemi ofis kulesinden farklı: binaya her gün binlerce genç giriyor; koridorlar, merdivenler, dinlenme alanları ve informal öğrenme bölgeleri en az derslikler kadar önemli.

RIBA’nın doğal havalandırma ve pasif soğutmayı özellikle vurgulaması da kritik. Sıcak ve nemli bir iklimde tüm binayı sürekli mekanik iklimlendirmeye bağımlı hale getirmek enerji tüketimini büyütür. Pasif sistemlerin başarılı olması için cephe açıklıkları, gölgeleme, hava hareketi, atriumlar ve bitkilendirme birbirinden bağımsız kararlar değil, tek bir çevresel sistem olarak tasarlanmalı.

Green Field Factory: fabrikanın yalnızca üretim makinesi olmadığı bir model

Bangladeş’in Rangpur kentindeki Green Field Factory of Karupannya Rangpur Limited, kısa listedeki en güçlü tipolojik eleştirilerden birini yapıyor. Yedi katlı halı/tekstil üretim yapısı, avlular, bahçeler, su yüzeyleri ve doğal havalandırılan çalışma alanlarıyla çalışan refahını üretim verimliliğinin karşısına koymak yerine onunla birlikte düşünmeye çalışıyor.[1][3]

RIBA’nın proje anlatımında kırsal Bengal evlerinden alınan mekânsal fikirlerin etkisi vurgulanıyor. Yapının içinde su havuzları üzerinden geçen hava, yeşil ekranlarla filtreleniyor ve dört atriumda baca etkisiyle yükseliyor. Çatı peyzajı, bahçeler ve avlular çalışanlar için dinlenme ve sosyal alan oluşturuyor. Fabrika programına sağlık merkezi, market, kreş, ibadet alanı ve yemekhane gibi işlevlerin eklenmiş olması da binayı tek amaçlı üretim kutusundan çıkarıyor.[3]

Bu proje özellikle endüstriyel mimarlık açısından önemli. Fabrikalar çoğu zaman mimarlık yayınlarında ya teknolojik cepheleriyle ya da devasa ölçekleriyle yer alır; çalışanların gündelik deneyimi ikinci planda kalır. Green Field Factory ise “çalışma koşulları”nı binanın temel tasarım girdilerinden biri haline getiriyor.

Sürdürülebilirlik burada yalnızca enerji verimliliği değildir. Bir yapının kullanıcı sağlığı, sosyal alan, gün ışığı, hava kalitesi ve dinlenme imkânları da sürdürülebilirliğin toplumsal boyutunu oluşturur. 2026 kısa listesinin bu projeyi öne çıkarması, çevresel performansın insan deneyimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini güçlü biçimde hatırlatıyor.

Royale Belge: modernist mirası dondurmak yerine yeniden kullanmak

Brüksel’deki Royale Belge, 1960’lardan kalan simgesel bir modernist ofis kulesinin otel, restoran ve ortak çalışma alanlarını içeren karma kullanımlı bir yapıya dönüştürülmesi.[1] Caruso St John Architects, Bovenbouw Architectuur ve DDS+ iş birliğindeki proje, kısa listenin “yeniden kullanım” tarafını temsil ediyor.

Mimarlıkta adaptif yeniden kullanımın iklim tartışmasıyla ilişkisi giderek güçleniyor. Mevcut bir yapıyı yıkıp yeni bir bina üretmek yalnızca operasyonel enerji üzerinden değerlendirilemez; beton, çelik, cephe ve temel sistemlerinde zaten gömülü olan karbon da hesaba katılmalı. Bu nedenle bir modernist yapının teknik olarak güncellenerek yeni programlara uyarlanması, kimi durumlarda yeni inşaattan daha anlamlı olabilir.

Ancak koruma ile yeniden kullanım arasında ince bir çizgi var. Bir yapıyı müze nesnesi gibi dondurmak ekonomik olarak yaşamasını zorlaştırabilir; aşırı dönüşüm ise özgün karakteri silebilir. Royale Belge’nin kısa listeye girmesi, RIBA’nın mevcut mimari kimliği korurken yeni kullanım senaryosu kurabilen projelere verdiği önemi gösteriyor.

Bu konu Türkiye için de doğrudan güncel. 1950–1980 arasında inşa edilmiş çok sayıda nitelikli kamu, ofis ve endüstri yapısı bugün teknik eskime, mülkiyet değişimi veya rant baskısıyla karşı karşıya. Royale Belge örneği, “eski bina = yıkım” denklemine karşı ekonomik olarak çalışan başka modellerin mümkün olduğunu gösteriyor.

Z33: yeni yapı, eski yapının sesini bastırmadan var olabilir mi?

Hasselt’teki Z33, Francesca Torzo’nun 1958 tarihli müze yapısını tarihi beguinage dokusu içinde yeni galeriler, avlular ve bahçelerle genişlettiği bir proje. RIBA, yerel malzemeler ve geleneksel yapım teknikleriyle kurulan ilişkiyi özellikle öne çıkarıyor.[1]

Z33’ün ilginç tarafı “eskiyi taklit eden yeni” olmaması. Yeni ek, tarihsel çevreyle ilişki kuruyor fakat kendi dönemini gizlemiyor. Bu yaklaşım koruma mimarisinin en zor sorularından birine dokunuyor: Yeni ek yapı ne kadar görünür olmalı?

Tamamen kontrast üretmek bazen tarihi yapıyı dekoratif arka plana indirger; birebir taklit ise zaman katmanlarını belirsizleştirir. Z33 gibi projelerde değer, malzeme, kütle, boşluk ve ritim üzerinden akrabalık kurarken yeni müdahalenin çağdaş kalabilmesinde yatıyor.

Z33 Hasselt
Z33, Hasselt. Görsel kaynak ve lisans bilgileri Wikimedia Commons dosya sayfasında yer alır.

Dört proje arasında ortak olan ne?

BRAC University ile Green Field Factory iklimsel performansı aktif tasarım aracı olarak kullanıyor; Royale Belge ve Z33 ise mevcut yapıların ve tarihsel bağlamın yeniden yorumlanmasına odaklanıyor. Buna rağmen dört projede ortak bir çizgi var: mimarlık nesne olarak değil, uzun süreli sistem olarak ele alınıyor.

Bu sistem bazen hava hareketi ve peyzaj, bazen işçi refahı, bazen mevcut beton strüktür, bazen de tarihsel çevreyle kurulan ilişki. Hiçbirinde sürdürülebilirlik tek bir “yeşil özellik” olarak sunulmuyor. Bu açıdan RIBA’nın 2026 kısa listesi, sertifika temelli sürdürülebilirlik anlatısından daha bütüncül bir mimarlık anlayışına işaret ediyor.

İklime duyarlı mimarlık neden tekrar merkezde?

Mimarlık sektörü uzun süre enerji verimli cihazlar ve yüksek performanslı cephe sistemleri üzerinden çevresel sorunu çözmeye çalıştı. Bunlar hâlâ gerekli; fakat pasif stratejiler yeniden önem kazanıyor. Gölgeleme, çapraz havalandırma, atrium, termal kütle, su, bitkilendirme ve doğru yönlenme elektrik üretmeden önce enerji ihtiyacını azaltabilir.

BRAC University ve Green Field Factory’nin aynı kısa listede yer alması bu nedenle önemli. İki yapı da teknoloji karşıtı değil; aksine mekanik sistemleri mimariyle birlikte optimize etmeye çalışan bir yaklaşımı temsil ediyor. Pasif tasarım “ilkel” değil, karmaşık çevresel performansın mimari form üzerinden yönetilmesi.

Bu yaklaşım özellikle sıcak iklimlerdeki hospitality projeleri için de ders taşıyor. Büyük cam cepheyi güçlü klima ile soğutmak yerine gölgeleme, tampon alan, iç avlu, hava hareketi ve peyzajın erken tasarım kararlarına girmesi hem enerji hem de kullanıcı deneyimi açısından daha güçlü sonuç verebilir.

2026 kısa listesi bize ödüller hakkında ne söylüyor?

Mimarlık ödülleri kaçınılmaz olarak seçici ve tartışmalıdır; dört proje dünya mimarlığının tamamını temsil edemez. Fakat kısa listeler, mesleğin o anda hangi değerleri öne çıkardığını okumak için yararlıdır. RIBA’nın 2026 seçkisinde ikoniklikten çok bağlam, iklim, yeniden kullanım ve gündelik yaşam temalarının güçlü olması dikkat çekiyor.

RIBA International Prize’ın amacı Birleşik Krallık dışındaki, kullanıcıları ve fiziksel bağlamı üzerinde olumlu etki yaratan, vizyon ve uygulama kalitesi gösteren yapıları tanımak olarak açıklanıyor.[1] 2026 seçkisindeki dört proje bu ölçütleri tamamen farklı bina tiplerinde test ediyor.

Bu nedenle 15 Ekim’de hangi projenin ödülü alacağından bağımsız olarak kısa listenin kendisi değerli bir mimarlık belgesi. Bir üniversite, fabrika, dönüştürülmüş ofis ve sanat müzesi yan yana geldiğinde 2026’nın mimarlık gündemi netleşiyor: daha yeni, daha büyük ve daha gösterişli olmak tek başına yeterli değil; yapının iklimle, kullanıcıyla ve zaten var olan dünyayla nasıl çalıştığı daha belirleyici.

Kaynaklar

  1. RIBA, “RIBA International Prize 2026 shortlist revealed as programme set to expand”, 17 Eylül 2026: https://www.riba.org/news/riba-international-prize-2026-shortlist-revealed-as-programme-set-to-expand/
  2. RIBA, International Prize 2026 ana sayfası: https://www.riba.org/explore/awards/international-awards/international-prize/
  3. RIBA, Green Field Factory of Karupannya Rangpur Limited proje sayfası: https://www.riba.org/explore/awards/international-awards/international-awards-for-excellence/2024/green-field-factory-of-karupannya-rangpur-limited/
  4. RIBA, International Awards for Excellence 2026: https://www.riba.org/explore/awards/international-awards/international-awards-for-excellence/2026/

Görsel Kaynakları